4.5.10

HONG KONG'TA TÜRK FİLMLERİ FESTİVALİ

Son zamanlarda, gündem takip edememenin dibine vurmuş, bu durumu, "sıkıysa gündem beni takip etsin" tavrı alarak savuşturma vaziyetindeyim. Dolayısıyla günde 2 litreden hesaplarsam üzerine yaklaşık 28 litre su içmiş bulunduğum İstanbul Film Festivali'nden bile dem vuramadım dostlarım. Aslında kendi durgun yaşamım açısından bakacak olursam gayet 'sosyal aktivite' ve sanatla dolu günler geçiriyorum. Tabii herkesin sosyal aktivitesi kendine...

Menzilinden şaşan okları fırlatmayı başaran nice atalarım gibi bu defa başlıktan fazla sapma gösteren girişi uzatmıyor, doğrudan kabloları konuya bağlıyorum. Yalnız dikkat: Elektrik tehlikeli iştir. Yanınızda yalıtkan bulundurmayı ihmal etmeyiniz.

Anladığım kadarıyla (eh bravo bana), İzmir Sinema Derneği tarafından organizasyonu yapılan Hong Kong'ta Türk Filmleri Festivali, 13-17 Mayıs arasında, 10 filmle gerçekleştirilecek. Yanlış anlaşılmasın ama olaya ne 'büyük mutluluk' tavrında ne de tam tersi 'bi bok olmaz o filmlerden' tavrında yaklaşıyor değilim, baştan tavrımı ortaya koymak istedim. (Bazen aşırıya kaçtığım kinayede herkes kendine 'olumsuz' pay çıkarmaya çalıştığı için, olan gene sevgi pıtırcığı bu dostunuza oluyor, malum). Son 15 yıl içinde çekilen Türk filmlerine karşı bir garezim yok ama seyretmemeyi tercih ediyorum. Yıl içinde vizyonda seyrettiğim Türk filmi sayısı 2'yi geçmez. Misal bu yıl vizyonda İki Dil Bir Bavul'u, vizyondan terk-i diyar ettikten sonra ise Vavien'i seyrederek, Türk sinemasıyla olan ilişkimi belki biraz fazla seviyeli yaşamış biriyim. Dolayısıyla festivalde gösterilecek filmlere bakacak olursam, sadece 1,5 adetini, o da televizyondan maruz kaldığım kadarıyla seyrettiğimi söylemekte beis görmüyorum. Sonuçta sinemayla ilişkim blogdan da anlaşılageleceği gibi pek 'sağlıklı' sayılmaz... Aman ne diyecektim ben, şaştık gene...

Hah, diyordum ki;

Sevgili Hong Konglular,
bu blogcağızda yazdığım onca filmin intikamını şu gösterilecek Türk filmlerinin alacağını adım gibi bildiğim için ne kadar mesudum bir bilseniz. Bizde 'Allah'ın sopası yok' olarak tezahür bulmuş olan durum, sizde 'Karma' olarak bilinir ya. İşte öyle birşey...

Sözlerime son vermeden evvel festival komitesine de bir öneride bulunmak isterdim doğrusu. Zira, şu yeni Türk filmlerinin arasına birkaç tane de eski Yeşilçam örneklerinden karıştırsalar ne kadar güzel olurdu. Üstelik Komiser Cemil ya da Cüneyt Arkın-Hüseyin Peyda-Salih Kırmızı üçlüsünün (kadın oyuncu bu durumda farketmez) mafya-polis ikilisi içerisinde döktürdüğü filmlerden birini koysaydınız programa, Hong Kong'lu seyircinin görüşleri, dünyada merak ettiğim en önemli şeyler sıralamasında birinci sıraya oturacaktı. Ama teptiniz bunu teptiniz! Ühü...
Şaka bir tarafa, gösterilecek Türk Filmleri beni hiç ilgilendirmese de umut ediyorum ki, karşılık olarak buralarda da bir Hong Kong Filmleri Festivali vuku bulur. Hatta Godfrey Ho, onur konuğu olur. İnanın ya da inanmayın, şu son sarfettiğim cümle üzerine bir amin çekmeden çıkarsanız bu blogdan, ömrünüz korkunç çöplükte Hong Kong filmi izlemekle geçsin inşalla. Amin!

4 yorum:

Hayal Kahvem dedi ki...

Hey! Tuğba.. Nasıl özlemişim seni anlatamam.. Oy oy oy! Burnumda tütmüşsün kardeş sen ya... Amaaa, dinle bak... Şimdi bloğunu açıpta
"Of yaaa..Numan Eskişehir'e, Landlord İsviçre'ye, Tuğba Hong Kong'a film seyretmeye gidiyorsa.. of ya.. ben niye yaşıyorum ki bu köyde.. atayım kendimi şu karşımdaki denize!" dedim öncelikle:) Şaka bir yana kardeş.. Valla çok özlemişim seni.. Du bi.. yazını okuyayım hele.. Yazının bir başına bir sonuna baktım.. Sonunda kocaman bir amin gördüm.. Eğer "Ben Hong Kong'a ilm seyretmeye gidiyorum. Amin diyenin başına gele" diye yazdıysan hele, hemen AMİN diyeyim ben de:)))

Tuğba dedi ki...

Ben de senin heyecanını özlemişim Misiz Vildan Abla! :-)
Şimdiye yazıyı okumuşsan hayal kırıklığına uğramışsındır herhalde. Ama moralleri bozmuyoruz Misiz Vildan! Yemiyoruz içmiyoruz, önümüzdeki dünya festivallerinden birini seçip, rotamızı ona çeviriyoruz. İstersek neden olmasın, değil mi?
Hatta şöyle bir grup oluşturup festivalleri basalım Türk izleyici olarak(şaka yapmıyorum). Evet, bu konuyu düşünelim o halde!

kişisel depresyon anları dedi ki...

bizde festival düzenleyelim... :)

Tuğba dedi ki...

Her türlü düzenlemeye karşıyım! :-p

Madem halihazırdaki festivallere katılamıyorum o halde evet, biz de düzenleyelim, iyi fikir. Efenim, komşuluk usulü olsun ama bu festival. Herkes evden iki film getirsin kendi zevkine göre, seyredelim. Bu arada hanımlar pasta börek de getirecek tabi ki, söylemek bile gereksiz. (:-)]
Evet başka fikri olan?

Boş işler bunlar...