18.1.09

İKİ AMPİR KUNG FU VAMPİRİ (KISACA ODUN DA DİYEBİLİRİZ)

Hazır tersninja’daki (http://www.tersninja.com/romantik-vampir-ve-en-iyi-vampir-filmleri/) yazı aklıma getirmişken ben de vampir teması ile kung fuyu harmanlamış iki adet filmden söz edip aradan çıkarayım dedim.
1. THE LEGEND OF THE 7 GOLDEN VAMPIRES (1974)
Yıl 1804. Transilvanya’nın dağ yollarında Budist bir rahip, Drakula’nın (John Forbes-Robertson) şatosuna doğru yol almaktadır. Amacı köyündeki 7 altın vampiri uyandırıp, köyde eskiden estirdiği terörü yeniden canlandırması için Drakula’dan yardım istemektir. Önce, yapılan istek şarkıyı seslendirmek istemeyen kiraz dudaklı Drakula, bir an düşündükten sonra Budist rahibin vücuduna girerek eski muhteşem günlerine yeniden kavuşabilmek adına Çin’e doğru yola çıkar. Yıl 1904. Çin’de, üniversitede vampirler üzerine ders veren Van Helsing (Peter Cushing) kimseden ilgi görememiştir. 20.yy’a girerken kimse bu deli saçmalarına inanmak istememektedir. Yalnızca tek bir kişi Van Helsing’i kaale alır; Hsi Ching (David Chiang). İnanmasındaki tek neden ise yıllar önce 7 altın vampire karşı savaşıp, vampirlerden birini öldürerek sayılarını altıya düşüren kişinin dedesi olmasıdır. Köyden kız kaçırma eylemleri düzenleyip yeniden faaliyete geçen bu 6 altın vampiri ve Kont Drakula’yı durdurabilmek amacıyla Van Helsing’ten yardım ister. Bu cazip teklif karşısında Van Helsing’ten hayır cevabı beklemiyoruz herhalde değil mi? Maceracı ekibimize dul Leydi Vanessa Buren(Julie Ege) , Van Helsing’in oğlu Leyland (Robin Stewart), Hsi Ching’in hepsi birbirinden kung fu üstadı kardeşleri de katıldıktan sonra köye doğru yola çıkarız. Yol boyunca türlü macera da bizi bekliyor olacaktır.
Bu film için, dönemin iki dev film şirketi İngiliz Hammer ve Hong Kong’lu Shaw Biraderler yapımı gotik bir atmosfer içerisinde, kung fu ile harmanlanmış orta karar bir film diyebiliriz. Herşeyden önce böylesi farklı türleri bir araya getiren filmler her zaman iyi olmayabilir ama kendi açımdan ilginçtir. Tüm gotik vampir filmlerinde görülebilecek şeyler burda da fazlasıyla var. Misal origami yarasalar, foslayan vampir cesetleri, mezardan pırtlayan zombiler. Batının haçına karşı Van Helsing’in de belirttiği üzere doğunun kutsal Buda’sı kullanılarak engellenebilecek budist rahip(?)kılığında bir Drakula, Drakula’nın muhtelif mezarlardan hortlattığı yardakçıları zombiler, meme fetişisti olduklarını düşündüğüm 6 altın vampir, Peter Cushing’in kuğu boynu filmin artılarından... Öte yandan filme yedirilmeğe çalışılmış Hsi Ching ile Leydi, oğul Van Helsing ile Hsi Ching’in kızkardeşi arasındaki romantizmi film, pek yememişe benzer. Üstelik Hsi Ching’i canlandıran David Chiang’in bu filmde harcandığını rahatça söyleyebilirim. Özellikle final sahnesindeki Drakula’nın Van Helsing’in bir sözüne kanıp (çocuklar bile yemez yani) kendi vücuduna dönmesi ve hemen ardından da çok çabuk bir şekilde Van Helsing tarafından kazıklanması (görüldüğü üzre Van Helsing iki açıdan da kazıklamıştır Drakula’yı) filmin eksi, eksi ve eksisi. Yine de böyle filmleri severim ama nedense kimseye sevdiremem diyerek bir sonraki filmimize geçiyoruz.
Yönetmen: Roy Ward Baker, Cheh Chang (?)
Oyuncular: Peter Cushing, David Chiang, John Forbes-Robertson, Robin Stewart, Julie Ege

2. MR.VAMPIRE (1985)*
Kung fu’nun vampirle temasını sağlayan ikinci filmimiz Mr. Vampire, komediyi kendisine üçüncü bir misyon olarak ekleyerek gülmekten kırılmamı sağlamış 1985 yapımı bir filmdir. Bu filmde hiçbir batı etkisi olmadığından kelli vampirimizi de Drakula hesabı düşünmeyelim lütfen. Tamamen kendine has, çin usulü, vampirden daha ziyade bir zombi ile karşı karşıyayız. Zıplayarak hareket eden, batı vampirinin sarmısak duyarlılığına karşı pirince duyarlılık gösteren vampirlerle.
Usta Gau (Ching-Ying Lam), iki çırağı Chou (Siu-hou Chin) ve ne hikmetse ustadan yaşlı görünen Man Choi (Ricky Hui) ile vampir avcılığı yapmaktadır. Yazdığı kutsal duaları vampirlerin alınlarına yapıştırmak suretiyle, onları durdurabilmektedir.
Usta Gau’nun müşterilerinden Mr.Yam, falcısının dediğine göre 20 yıl önce ölen babasının mezarının yerini değiştirirse bunun kendisine bol şans ve zenginlik getireceğine inanmaktadır. Bu amaçla babasının mezar yerini değiştirme işini ruhlara karışmadan gerçekleştirebilmek ve uğurlu bir yer bulabilmek için Usta Gau’ya başvurur. Mr.Yam’ın ölen babası, falcının kazığına uğrayarak tabutuyla dikine gömülmüştür. Tabut yerinden çıkarılır ve görülür ki ceset çürümemiştir. Cesedi gömecek başka yer bulana kadar tabut Usta Gau’nun atölyesine götürülür. Bol tütsülü bu tören sırasında civardaki mezarlardan biri hayalet formatında canlanıp çıraklardan birine musallat olurken, atölyeye götürülen babanın cesedi ise “Drakula” olarak hortlayarak başta diğer çırak olmak üzere çevresindekilere hoş saatler geçirtecektir.
Vampire karşı koymak için hazırlanan tavuk kanı ve mürekkep karışımı ile hazırlanıp alna yapıştırılan sarı dua kağıtlarından mı, vampirin ısırdığı çırağın kendisinin de vampire dönüşmemek için yapması gereken abukluklardan mı, vampir burnunuzun ucunda dururken yakalanmamak için nefesinizi tutmanız gerektiğinden mi yoksa üçkağıtçı pirinç satıcısının, vampiri durdurmak için gerekli olan saf kuru pirinç yerine türleri karıştırıp sattığı pirinçler dolayısıyla etkisi olmayan sarmısak yerine kullanılan pirinçten mi bahsedeyim? Ayrıca Usta Gau’nun suratındaki ifade ve düşülen müşkül durumlardan çıkmaya çalışılırken yapılan daha müşkül hareketler oturduğum yerden hafifçe aşağı doğru kaymama ve yüz kaslarımda müthiş acılara sebep olmuştur. Bir ara bu filme bu kadar gülmemin sağlık birşey olmadığını düşünüp hafif somurtmaya çalıştıysam da başaramadığımı itiraf etmem lazım. N’apalım biz de böyle eğleniyoruz! Türe alışık olmayanlar için akıl zararlısı bir film olduğu konusunda da uyarmak isterim.
Yönetmen: Ricky Lau
Oyuncular: Ching-ying Lam, Siu Hou Chin, Ricky Hiu, Wah Yuen
*1986 Hong Kong Film Ödüllerinden “En iyi senaryo” dalında ödül almış.

2 yorum:

Goddess Artemis dedi ki...

Hark Tsui'nin senaristi olduğu Vampire Hunters filmi bu janrın sevdiğim filmlerindendir.

Tugba dedi ki...

Hark Tsui için açılmış özel dandik kategorim vardır.Ben de kendisini çok severim o açıdan:)

Boş işler bunlar...