27.12.08

CENOVA'DA İKİ FİLM BİRDEN KUŞAĞI

Hazır başlamışken iki filmden daha söz etmek istiyorum: Biri yine Shaw Biraderler yapımı "Death Chamber", diğeri -5 üzerinden 5 yıldızı hakeden "Duel to Death".

İlk film Shaw Biraderler'in ünlü yönetmeni Cheh Chang tarafından yönetilmiş 1976 yapımı, Qing hanedanı tarafından shaolin kungfu'sunun yasaklanması dolayısıyla gelecek nesillere nasıl ulaşacağının yollarını arayan Shaolin Tapınağı'nı anlatıyor. Shaolin Tapınağı'nı bir anlamda "ekmek kapısı" gören, Ming hanedanı mensubu gençler,günlerce tapınağın kapısı önünde aç susuz bekleşirken, Büyük Usta da bu durumu shaolin kungfu'sunun geleceği açısından yararlı hale getirmek için bu gençleri tapınağa kabul etmeye karar verir. Gençler tapınağa kabul edildikten hemen sonra görüntüde eften püften işlerde çalıştırılmaya başlanırlar.Mesela mutfakta ateş yakma gibi. Halbuki shaolin ustaları, herbir gencin kendine has özelliklerini ortaya çıkarmaları için, çoktan herşeyi hesaplamıştır. Filmin güzel tarafı, bir kitap misali, kungfunun kimi inceliklerini seyirciye de göstermesi.Mesela beş hayvan stili (aslında kaplan ve turna tekniklerine odaklanmış daha çok), kişinin bedenini güçlendirmesi için gerekli olan vücuda metal ağırlıklar bağlıyken hareket etmeye çalışma gibi. Ay durun vallahi yapıcam. Gidiyorum mutfağa şimdi yağ tenekelerini bağlamaya bacaklarıma. Hayy! Hmm evet... Sonuçta filmi ateşleyen nedir? Yine bir haindir! Evet yanlış duymadın. İçerden bir casus çoktan Qing hanedanıyla bağlantıyı kurmuş ve tapınağın sonunu getirmek için harekete geçmiştir. Ama yadsıdığı birşey vardır; Shaolin Kungfusunu çoktan öğrenen gençler. Filme 4,75 üzerinden izninizle 3,125 veriyorum. Bir kere ağır ilerliyor.İkincisi film sonunda açıklığa kavuşmamış birşey kaldı. Konu içerisinde yazmadığım için burda da açıklamama gerek yok sanırım. Velhasıl-ı kelam eğlence unsuru fazla olmayan ama kendine has bir senaryoya sahip bir film olması açısından kayda değer. Bir de yönetmen Cheh Chang iki önceki blogta söz ettiğim Five Element Ninjas'ın da yönetmeni.
Gelelim ikinci filme.Bu filmi yaklaşık iki ay önce seyrettim ama nedense yazmamışım.Halbuki dört dörtlük bir film. Yönetmen Ching Siu-Tung, daha önce yönetmen,senarist ya da aksiyon yönetmeni olarak bir çok filmini seyrettiğim bir isim. Mesela A Chinese Ghost Story, Dragon Inn, Shaolin Soccer, Hero, House of Flying Daggers, Curse of the Golden Flower ve de Dororo. Peki bu filmin güzelliği nerde? Aradan kısa da olsa zaman geçtiğinden kelli çok fazla ayrıntıya giremeyeceğim ama olay yine Çin ve Japonya arasındaki dövüş sanatlarında kim üstün konusuna odaklanıyor. Sevmemin birinci nedenlerinden biri nedir? Ninja'dır elbette. Bu iki milletin birer dövüşcüsü karşı karşıya gelecektir ama nerde o temiz,dürüst dövüşler allaasen. Yine itlik yine itlik. Ama itliğin nerden geleceği seyirciye çok yansıtılmaz bu filmde.Dolayısıyla süprizlere açık son derece sürükleyici bir film. Bir de müziğe dikkat. Bir kerecik olsun seyret diyorum.Vallahi pişman olmayacaksın yahu.

3 yorum:

Tugba dedi ki...

Sanırsın mutfak da han mutfağı!
Blog'uma kimse tenezzül etmediği için yorumları da kendim yapmak mecburiyetinde kalmış bulunuyorum.Hayırlı uğurlu olsun:)

kafasesi dedi ki...

Saat üçten beridir blogunu okuyorum. Her cümlede beyazlamış sakallarımı bir elimle sıvazlarken mütemadiyen kikirdemekten yaşımdan başımdan utanmayıp kendimi alamıyorum :) Yıllardır insanların birbirine dahi vurmadığı kung-fu a da " ben yaşayan en yavaş kılıç ustasıyım bi hamlem ömründen elli yılı çalar !" teraneleriyle dolu Hong Kong, Çin , japon fimlerini izleyen biri olarak pek anlayışla karşıladım seni. pek beğendim :))

Hatta bu karşılaşma şeferine ya jacky chan'li (o zamanlar adı bu şekilde yazılırdı merhametlinin) Fantasy Mission Force ya da Shaw Biraderler'en Clan of the White Lotus'u izlicem bi kere daha...

Tuğba dedi ki...

Kafasesi,
O halde ben de pek memnum oldum. Şimdi sessizce dağılalım, ki isteyen naralar atarak da dağılabilir bittabii, ve Shaw Biraderler'den birer film patlatalım :)

Boş işler bunlar...