9.6.09

RAMBO KILIKLI NİNJA / THE SUPER NINJA

Türk vcd piyasasına girmiş başka bir dandik Wu Kuo Ren filmiyle kaldığımız yerden devam ediyoruz. Baş adamın yine Alexander Lou olduğu filmimizde, Lou yanına bu defa bir ‘kara dev’ (Eugene Thomas) ekleyivermiş. Çinli ninjanın Amerika’da asimilasyona uğrayarak önce Rambo, ardından anavatanı Hong Kong’a dönerek özünü yani ninjalığını yeniden buluşunun hikayesini dinlemek isteyen varsa buyursun gelsin. Yukardaki cümleyle, oldukça saptırdığım filmin konusunu, yukarda bir de Allah var deyip, daha iyi açıklamak gerekirse, filmimiz, klasik ninja talim sahneleriyle, iyilik timsaliyim dercesine beyaz ninja kıyafetleri içerisinde hocasının huzurunda ninjanın final sınavından geçen John’u tanımamızla açılıyor.
Hemen ardından polis memuru, Don Johnson ceketli John (Alexander Lou) ve aynı ceketin değişik renklisini giyen ortağı Spencer’ın (Eugene Thomas), bir kadını tecavüzden kurtarmalarının ardından, tecavüze yeltenen hıyarın senatör oğlu olduğunun ortaya çıkmasıyla, polislerimizin şeflerinden fırça yemeleriyle devam eden filmimiz, fırça esnasında oldukça ırkçı söylemlerrde bulunan amerikalı beyaz polis şefinin geleceğinin pek de parlak olmadığının haberciliğini de yapıyor. Hele 'uyuşturucu kaçakçısı' iftirası attığı John’un, bir de kız arkadaşının (dikkat sansür!) memesini mıncıklamasıyla, John’u çok pis gaza getiren polis şefinden alıncak intikam, neyse ki filmin sonuna kadar bekletilmeden, hemen 2 dakika içerisinde alınıyor. Filmin de en hoşuma giden noktalarından biri bu oldu desem, ne saçmalıyorsun der misiniz acebe? Soru 1: İyi güzel de filmdeki tek ninja John mudur?
Soru 2: Bu uyuşturucu meselesi nerden çıkmıştır?
Cevap 1: Elbette sadece John değildir. John’dan daha karizma tam beş adet ninja daha vardır ki okuyucu, buna yabancı olmaman lazım artık. Hatırlar mısın 5 Element Ninja diye bir film anlatmıştım vakti zamanında. Doğadaki bu 5 elementi kendi lehlerine kullanan süper ninjalarla ilgili. İşte onlar, bu filmde yine karşımızdalar. Üstelik kafalarında He-man’deki generalin kızı Tila’nın tacına benzer taçlarla... (Hocam n’olur notumu kırma) Cevap 2: Valla nerden çıktı ben bilmem hocam. Ama muhakkak ninjaların başının altından çıkmıştır.

Uyuşturucu kaçakçılığı yapan 5 Element ninjası, uyuşturucunun etkisini geçiren bir formülün peşine düşmüşler, bu uğurda John’un kız arkadaşı Nancy’nin, formülün buluşçusu bilimadamı babasını da öldürmüşler ama formülü ele geçirememişlerdir. Buraya kadar Amerika topraklarında vuku bulan olaylar, babasının ölümünün ardından Hong Kong ‘a geri dönen Nancy ve formülün peşinde Nancy’i takibe alan 5 Element Ninjası’nından intikamını almak isteyen John’un, başta bahsettiğim Rambo’luktan ninjalığa geri adım atmasına odaklanmaya başlar.
Ninjalık eğitimi sırasında çektiği tüm acıların, işkence sırasında dayanıklılık olarak John’a geri dönmesini flashbacklerle izlediğimiz filmde, John’un hocası’ndan aldığımız güzel felsefik bilgiler de çömez ninjalar için altın değerindedir. Böylesi öğretici bir misyon da taşıyan film ile ilgili bazı sosyolojik ve felsefik çıkarsamalar yapmış bulunuyorum efendiler;

1. Farklı renklerde kıyafetler giyen 5 Element Ninjaları, taçlarının içerisine kondurdukları, hangi element olduklarını belirten kanjilerle de artık bireyselliklerini ilan etmişlerdir.

2. Amerika’nın beyaz adam haricindeki ırklara karşı sergilediği tavrın intikamını alan filmde, beyazlara yaranabilmek için sarı ırka karşı gelen siyah ırkın, sarı ırktan gördüğü merhamet karşısında duygulanarak yeniden beyaz ırka karşı sarı ırka yakınlaşmasının sembolik bir anlatımı da bulunmaktadır.

3. İkide bir Çin atasözleriyle zenginleşen filmde, en ‘anlamlı’ sözlerden biri “Aslında ağrı diye birşey yok” olmuştur. Gel sen, onu benim sol ayağımın küçük parmağına anlat. Bu arada John’un kaslarının yakın çekimine maruz kaldığımız filmin bir sahnesinde, söz konusu kas öbeğinin küçük bir versiyonunu, işte bu küçük parmağımın üzerinde tezahür bulduğunu görerek ufak bir korkuya kapıldığımı paylaşmak isterim.
4. Ne sosyolojik ne felsefik olmakla birlikte düpedüz dil ile ilgili yeni bir kelime öğrenmiş bulunuyorum dostlar. Lakin şimdiye kadar duymadığım bu kelimeyi duyan var ise bir zahmet anlamını da açıklayıversin. Hep dublaj kurbanı mı olacağım ya, öy! Hazırsanız kelimeyi yazıyorum; "Tecavüzkar". Eh, anlayan beri gele!

Daha ne anlatayım? John, bir aradayken yenilmez olan 5 Element Ninjaları’nı, hocasının dış sesinin yardımıyla tek başlarına köşeye kıstırabilip, Nancy’yi ve kötü yola düşen arkadaşı Spencer’ı kurtarabilecek midir? Bir şüphen mi var sanki?

Bu arada otura otura iyice semirmişim (şaka değil). O yüzden gideyim de şu filmden öğrendiğim iki hareketi çalışayım bari... THE SUPER NINJA (1984)
Y: James Wu Kuo-Ren
Dövüş Kareografı: Chu Ko, Jack Lung Sai-Ga
O: Alexander Lou Rei (John), Eugene Thomas (Spencer)

11 yorum:

karakacak1953 dedi ki...

Tuğba san
Siz Kouki Mitani biliyormusunuz.Japonyanın ünlü senaryo yazar ve yönetmendir.Onun eseriden biri 'The magic hours' seyretinizmi.Ben Kouki Mikami çok severim.Onun komediye herkes bayılıyor.Buradan seyretebilirsiniz.http://www.azbak.com/online-the-magic-hour-2008-altyazili-izle-film-indir.html#more-1008

Tuğba dedi ki...

Masakuni-san,
'The Magic Hours'u değil ama televizyon dizisi 'Furuhata Ninzaburo'nun ilk bölümünü seyretmiştim. O da izlenecekler listemde beni bekliyor. Filme de bakacağım verdiğiniz linkten. Arigatou Gozaimasu! :)

Cohiba Bey dedi ki...

Şans eseri buldum
Çok şukela bir blogmuş.
Ellerinize sağlık.
Listeme ekliyorum

Tuğba dedi ki...

Cohiba Bey,
Şans eseri bulmanızın sebebi, sanırım, bir ninja olarak, internette bile gizlenme taktikleri geliştirmiş olmam :) Şaka bir tarafa, ben de sizi takibe aldım. Teşekkür ederim.

CezaSahası dedi ki...

Selam, bu Alexander Lou abimizin, hayatımda izlediğim en komik aksiyon filmlerinden biri olan bir filmi vardı, belki seyretmişsinizdir: Ninja Kutsal Fedai. Bir dönem Ninja x,y,z tadında devam filmleri de çekmişti bu sayede. Dünyada kendisini google'da aratan, ya da hakkında bir şeyler karalayan 10 kişi bile olmadığını düşünüyordum bu adamın. Varmış. Garip.

Tuğba dedi ki...

Merhaba CezaSahası,
Lou abinin, Ninja the Final Duel filmi ile birlikte en sevdiğim filmlerinden biridir Ninja Kutsal Fedai, shaolin etkisi dolayısıyla (hoş tüm filmlerini seyretmiş değilim ya. Hatta o da sırada bekliyor, tarafımdan katledilmek üzere.
Lou abi açısından internette işler o kadar kesat mı farkında değilim açıkçası... Gerçekten garip!

Leventt dedi ki...

süper blog olmuş tubasan.Bu arada Alexander Lou ya laf söyletmem onun yüzünden beta videoplayerımın kafasısının eskimişti ..Bir de Alexander Lou mu oynuyordu hayal mayal hatırlıyorum. Kötü ninjamız kızları öldürüyormuydu napıyordu sonrada gençleşiyordu.O filmi bulmam lazım adını biliyormusun.

Tuğba dedi ki...

Leventt selam,

aradığın film bu mudur emin değilim (zira kötü ninja kadınlardan enerji çekiyordu) ama bir bak istersen; http://genovaninja.blogspot.com/2009/05/ninjanin-parmakla-imtihani-aka-ninja.html

Leventt dedi ki...

Tşkler tubasan verdiğin linkteki film aradığım film.

Tuğba dedi ki...

Rica ederim.

Tamer Azgın dedi ki...

bu filmi ilk istanbul tv diye bir kanalımız vardı orda izlemiştim 1994 lerde film çok iyi dostum ya alexander lou iyi dovüşçü.

Boş işler bunlar...