
Nedense seyrettikten sonra kafamda filmle ilgili hiçbir şey oluşmamasına rağmen, müthiş bir yazma isteği doğuran Shinya Tsukamoto’nun Vital’ı, kişisel tarihimde de “hayati” bir noktaya parmak basmama sebep olarak, bana “bloğunu hayata döndür” dedi.
Shinya Tsukamoto, Tetsuo’dan beri özenle takip edilmesi gereken bir yönetmen. Gel gör ki o özeni ben, hiç de özenli bir şekilde gösterebilmiş değilim, filmografisinin önemli bir bölümünü seyretmeme rağmen.

2004 tarihli filmi Vital’ı, Tsukamoto açısından nasıl okumak gerek, açıkçası kafamdaki bulutlar henüz dağılmış değil. Hiç okumadan doğrudan seyredip geçmek de olası ama söz konusu kişi Tsukamoto ise, kafayı zorlamamak elde değil.

Tadanobu Asano’nun canlandırdığı Hiroshi, geçirdiği bir trafik kazasında hafıza kaybına uğramış bir tıp öğrencisidir. Ailesini dahi hatırlamakta zorluk çeken Hiroshi üniversiteye devam ederken, hafızasının karanlık noktaları yavaş yavaş yeniden aydınlanmaya başlar. Kendine bile yabancılaşmış olan bu genç adam, fakültedeki dersinde incelediği kadavra ile eş zamanlı olarak kendini de yeniden tanımaya başlamıştır. Ama hatırlamak, Hiroshi için sanıldığının aksine tam bir rahatlamanın ötesinde yakın geçmişin hüzün dolu anlarını yeniden yaşamak olacaktır. Zira Hiroshi, bu elim kazada, kız arkadaşının istemeden de olsa ölümüne sebep olmuştur. Dahası üzerinde çalıştığı kadavranın da kendisinin hayatıyla ilgili Hiroshi’ye söylemek istediği bir şey vardır.
